Doğum esnasında ve doğumdan sonra meydana gelebilecek  olaylar

Doğum esnasında ve doğumdan sonra meydana gelebilecek bu olaylar , sizin elinizde olmayan durumlardır. Bunların gereksiz sorumluluğunu yüklenip kendinizi yıpratmamanız gerekir. Hem bu durumların başınıza gelme yüzdesi gayet düşüktür. Ben illa bunları yaşayacağım diye düşünmeyin. Siz moralinizi yüksek tutacak şeylere odaklanın ve doğumun güzel geçeceğine inanın. Bu bahsedeceğimiz durumlardaysa zaten doktorunuz yapılması gerekeni yapacaktır.
1
Fetal Distres


Fetal distres / stres bebeğin hamilelik veya doğum sırasında yeterli miktarda oksijen alamadığı durumu tanımlamak için kullanılmaktadır.

Genellikle, anormal bir kalp atış hızı ile tespit edilir. Oksijen azalmasının veya nabız düşmesinin devam etmesi ve hemen müdahale edilmemesi ( bu genel olarak bebeğin hemen doğrultulması anlamına geliyor ) bebek için ciddi sonuçlar doğurabilir.

Fetal sıkıntı genel olarak “Perinatal Asfiksi” ile karıştırılabilir.

Fetal Distres görülme sıklığı tam olarak bilinmemekle beraber her 25 ile 100 doğumdan 1’inde görüldüğü tahmin edilmektedir.

Fetal Distres’e çeşitli etkenler neden olabilir bunların başlıca olanları;

*Preeklampsi,
*Kontrol altına alınmamış diyabet hastalığı,
*Abruptio Plasenta,
*Amniyotik sıvının çok az ya da fazla olması,
*Kordon dolanması,
*Rahim içi gelişme geriliği,
*Çoğul gebelik,
*Bebekte anemi.
Belirtileri Nelerdir ?
Anne karnındaki bebeğin hareketleri genel olarak bir sorun olup olmadığının en iyi kanıtı sayılır.

Doğum zamanı yaklaşıp bebeğin anne karnında ki alanı daralmaya başlasada güçlü, sık ve düzenli hareketleri hissetmeye devam edersiniz.

Stres altındaki bebeklerde ise;

Nabızda düşme,
Hareketlerinde düzensizlik veya
Hareketlerin tamamen kesilmesi görülebilir.
Bu aşamada hemen doktora başvurmanız gerekir.

Doktorunuz bebeğin kalp atışlarını kontrol edecek ve ultrason taraması yapmak isteyecektir.
Kritik bir durum olduğu anlaşılırsa hamilelik ayınıza göre doktorunuz bebek ve sizin sağlığınız için erken doğum yapmanızı önerebilir.

Tedavisi
Bir anormallik olduğundan şüphelenip hastaneye gittiğiniz zaman doktorunuz bebeğin streste olup olmadığını anlamak için sizi “fetal monitör”e bağlayacaktır.

Daha sonrasında bebeğin nabzının normale dönmesi için damarlardan oksijen ve sıvı desteği verilir.

Sol tarafa doğru yatmak ana kan damarlarına binen basıncın azalmasını sağlamak için daha sağlıklı olacaktır.

Bu aşamadan sonra bir değişiklik olmazsa doktor acil bebeğin doğrultulması isteyecektir.
2
Kordon Sarkması


Kordon sarkması hamilelik veya doğum sırasında ortaya çıkabilir.

Doğum sırasında göbek kordonunun bebekten önce serviksten doğum kanalına geçmesine denir.

Göbek kordonunun besinlerin ve oksijenin bebeğinize iletilmesini sağlayan ve hayati önem taşıdığını göz önünde bulundurursak, uzun süre devam eden aşırı sıkıştırma olduğunda, bebeğinize iletilen oksijen ve kan akışında bir azalmaya neden olur. Bu da bebekte hayati risk oluşturur.

Kordon sarkması çok sık görülen komplikasyonlar arasında yer almamaktadır ve yaklaşık 300 doğumdan 1’inde meydana gelir.

Kordon sarkması riskini arttıran birkaç komplikasyon;

*Erken ve prematüre doğumlar,
*Kordonun normalden uzun olması,
*Hidramniyos (amniyon sıvısının fazla olması),
*Bebeğin rahim ağzına ters gelişi yada bebeğin başının rahim ağzını kaplamadığı durumlar,
*Çoğul gebelik.
Belirtileri Nelerdir ?
Kordon sarkması önceden tespit edilebilecek bir komplikasyon değildir.

Vajinaya sarkması durumunda kordonu kendinizde hissedebilir hatta görebilirsiniz.

Bebeğin başı kordonu ezerse bebekte fetal stres belirtileri görülecektir.

Doğum sırasında bebek kalp atış hızının değişmesiyle doktor muayenesi tarafından anlaşılır.

Tedavisi
Kordon sarkması durumunda bebeğin kalp atışları normal ve pozisyonu uygun ise hemen normal doğuma alınır.

Fakat bebeğin kalp atışlarında anormallikler varsa sezaryen doğumla olaya hemen müdahale edilir.

Bu gibi durumlarda çoğu zaman acil durumdan dolayı sezaryen doğum tercih edilir.

3
Omuz Distosisi  (Omuz Takılması)
Omuz Distosisi, bebek doğum kanalına inerken omuzlarından birinin veya her ikisininde annenin çatı kemiğine takılması durumuna denir.

Omuz Distosisi yaklaşık 200 doğumdan 1’inde görülür.

Doğum sırasında en acil müdahale gerektiren durumlardan birisidir.

Yüksek riskli olan hamilelik durumları;

*İri bebek,
*Annede diyabet hastalığı,
*Obez hamilelik,
*Annenin daha önce omuz distosisi vakasıyla bebek doğurması,
*Annede kısa boy.
*Omuz Distosisi riski, bebeğin ağırlığı arttıkça (4 kilo ve üstü) artar, ancak her iri bebek doğumunda omuz takılması gerçekleşmez.

Doğum sırasında omuz distosisi riski önceden tespit edilebilecek bir şey değildir. Bu yüzden önlenemez bir durumdur.
Belirtileri Nelerdir ?
Doğum sırasında bebeğin kafası çıktıktan sonra omuzlar çıkmadan doğum yavaşlar.

O ana kadar normal bir şekilde ilerlemiş doğumda bu komplikasyon bir anda ortaya çıkabilir.

Omuz distosisi sonrası anne ve bebekte oluşabilecek komplikasyonlar ;

Doğum sonrası anne ve bebek açısından çok önemlidir ve doktorunuz tarafından gözlem altında olmanız gerekmektedir.

Anne için riskler ;

Doğum sonrası kanama,
Rahim ağzı veya vajinada yırtılmalar,
Doğum sonrası depresyon.
Bebek için riskler ;

Bebekte brakial pleksus (sinir) hasarı,
Bebeğin oksijensiz kalması,
Santral sinir sistemi hasarı,
Kafa içi kanama.
Tedavisi
Bu aşamada bebeğin omzunun bir an önce kurtulması için çeşitli manevralar yapılır. En yaygın olanı McRoberts manevrasıdır.

Bacaklarınızı karnınıza doğru çekerek sırt üstü yatmanız istenir.

Genellikle bebekler bu manevra ile tek başına doğarlar fakat bu manevra sonucu gerçekleşmeyen doğumlarda başka yöntemler uygulanır ve doğum kısa sürede gerçekleştirilmeye çalışılır.
4
Perinede Yırtılmalar
Doğum sırasında bebeğinizin kafasının serviks ve vajinanın dokularına uyguladığı basınç ile perineye zarar vererek ciddi yırtılma ve yaralanmalara neden olabilir.

Yırtılmalar birinci ve ikinci derece meydana gelebilir ve sık rastlanabilir fakat üçüncü ve dördüncü derece yırtılmalar daha ciddi sorunlar oluşturarak doğum sonrası iyileşme sürecini de uzatabilir.

Tüm normal doğumlarda yırtılma riski vardır ve kadınların yarısında doğumda ufakta olsa bir yırtık oluşur.

Üçüncü ve dördüncü derece ciddi yırtılmalar ise daha nadir görülür.

Belirtileri Nelerdir ?

İlk görülen komplikasyon kanamadır.

Doğumdan sonra yırtığın bulunduğu bu bölgede hassasiyet ve acı görülebilir.

Perine yırtılmaları her doğumda görülebilir fakat bazı doğumlarda bu oran artabilir.

Riskli olan durumlardan birkaçı ;

Özellikle ilk doğumda bebeğin normalden iri olması,

Müdahaleli doğumlar (vakum gibi yardımcı araç kullanımı),

Perine uzunluğu kısalığı,

Dar pelvis yapısı,

Bebeğin arka pozisyonda (başının yukarı bakması – Oksiput Posterior pozisyonu) doğması,

Doğumun yavaş ilerlemesi ve uzun süre zorlanmalar,

Daha önceki doğumlarda üçüncü veya dördüncü derece perine yırtığı oluşumu.

Tedavisi

Genellikle, 2 cm’den uzun olan ya da kanamaya devam eden tüm yırtıklara dikiş atılır.

Dikiş atılırken lokal anestezi uygulanır. İşlem bittikten sonra 12 saat boyunca buz kompleksi yapmanız hem rahatlamanız hem de yaranın iyileşmesi açısından çok önemlidir.

Aynı zamanda anestezik spreyler kullanmak, bölgeyi havalandırmak acınızın hafiflenmesine ve iyileşmenin hızlanmasına yardım edecektir.

Doğum sırasında perine yırtılmasını önlemenin tam anlamıyla bir yolu yoktur.

Fakat doğumdan 1 ay önce yapacağınız Kegel egzersizleri ve perine masajı perine bölgesinin daha esnek olmasını sağlayacaktır.
Aynı şekilde doğum sancıları sırasında perineye ılık kompleks ve perine masajı yırtıkları önlemek için faydalı olacaktır.

5
Rahim Yırtılması
Rahim yırtılması doğum sırasında rahim çeperindeki zayıf bir noktanın doğum kasılmaları ve gerilmesi sonucunda yırtılmasına denir.

Genel olarak en fazla risk sezaryenden sonra normal doğum yapmayı deneyen ve doğumu başlatmak için suni sancı verilen anne adaylarında görülmektedir.

Daha önce sezaryen doğum yapmamış veya rahim ameliyatı olmamış kadınlarda görülme oranı oldukça nadirdir.

Ayrıca plasentadaki ya da bebeğin pozisyonunda ki anormalliklerde rahim yırtılması riskini arttıran faktörler arasındadır.

Bundan dolayı daha önce sezaryen doğum yapmış kadınlarda doktorlar normal doğumu önermezler.

Belirtileri Nelerdir ?

Doğum sırasında rahim yırtılması ile ilgili çeşitli semptomlar ortaya çıkar.

Bunlardan başlıca birkaçı ;

Aşırı vajinal kanama,

Rahim yırtılması sırasında yaşanan yoğun karın ağrısı,

Bebeğin strese girmesi,

Bebeğin kalp atış hızında düşme,

Anne kalp atış hızında artış.

Bu belirtilerin tamamı veya birkaçı görülebilen semptomlar arasındadır.

Rahim yırtılması yaşayan her anne ve bebek için aynı semptomların olması beklenmez.

Faktörleri Nelerdir ?
Rahim yırtılması hem anne hem de bebek için hayati riskler bulundurabilir.

Rahim yırtılmasına neden olan bazı risk faktörleri ;

Faktörleri Nelerdir ?

Rahim yırtılması hem anne hem de bebek için hayati riskler bulundurabilir.

Rahim yırtılmasına neden olan bazı risk faktörleri ;

Daha önce sezaryen doğum yapmış olmak,

Çok sayıda doğum yapmış olmak,

Önceden rahim ameliyatı geçirmiş olmak,

Bebeğin suyunun fazla olması,

Çoğul hamilelikler,

Rahme baskı uygulanması,

Plasentada yerleşim bozukluğu olması,

Art arda yaşanan hamilelikler.

Tedavisi

Daha önce sezaryen veya rahim duvarının tamamen kesildiği herhangi bir ameliyat geçmişiniz varsa ve normal doğum yapmak istiyorsanız bazı riskleri dikkate almanız gerekir.

Özellikle daha önce sezaryen doğumdan sonra normal doğum yapmayı deneyen kadınlara suni sancı verilmemelidir.

Doğumda rahim yırtılması olduğu zaman teşhis için hemen müdahale edilmesi gerekir.

Anne tekrar hamile kalmak istiyorsa vakit kaybetmeden tedavisi uygulanmalı ve rahim onarılmalıdır. Fakat annenin tekrardan hamile kalma gibi bir düşüncesi yoksa ve rahim fazla zarar görmüşse tamamen alınması daha sağlıklı bir çözüm yolu olacaktır.
6
Rahmin Ters Dönmesi
En basit tanımı ile rahmin ters dönmesi, doğum sırasında rahim duvarının bir kısmının içeri çökerek rahmin içinin dışına dönmesidir hatta bazen rahim serviksten vajinaya doğru çıkabilir.

Farkına varılmaz veya tedavi edilmezse kanama ve şoka neden olabilir.

Rahmin dönmesi nadir görülen bir komplikasyondur.

Her 2000 ile birkaç yüz bin doğumdan 1’inde görülür.

Belirtileri Nelerdir ?
Rahmin ters dönmesi durumunda erken tanı çok önemlidir ve hayat kurtarır.

Bazı semptomları şu şekilde görülür ;

*Karında ağrı,
*Aşırı kanama,
*Baş dönmesi,
*Annede şok belirtileri,
*Annenin kan basıncının düşmesi.
Tam tanının belirlenmesi için bazı durumlarda taramalar (ultrason ve MRI vb.) kullanılabilir.

RİSK Faktörleri Nelerdir ?

Rahmin ters dönmesi durumunun nedeni hala tam olarak bilinmemektedir.

Fakat bunu tetikleyici bazı risk faktörleri bulunmaktadır ;

Normalden çok daha uzun süren doğumlar (24 saat ve fazlası),

Doğum sırasında kas gevşeticilerin kullanımı,

Kısa göbek kordonu,

Önceki doğumda bu durumun yaşanmış olması,

Anormal veya zayıf rahim.

Tedavisi

Doğum sırasında rahim dönmesi yaşayacak olursanız, doktorunuz rahmi iterek içeri yerleştirmeye çalışacak ve ardından da gevşek durumda ki kasların toparlanması için size Pitocin gibi ilaçlar verecektir.

Bu işlemin işe yaramadığı nadir durumlarda ameliyat söz konusu olabilir. Fakat her iki durumda da, durum esnasında kaybettiğiniz kanı telafi etmek için kan nakline ihtiyacınız olabilir.
Sonrasında da enfeksiyon riskine karşı antibiyotik kullanmanız gerekebilir.

7
Doğum Sonrası Kanama
Doğumdan sonra “lokiya” adı verilen kanamaların görülmesi normaldir.

Doğum sonrası kanamaların çoğu hemen bazı durumlarda daha sonradan ortaya çıkabilir.

Bazen rahim doğumdan sonra gerektiği şekilde toplanamaz ve bu da aşırı derecede ya da kontrol edilemez kanamaya yol açar. Bu duruma “ Postpartum Hemoraji ” denir. Doğumların yaklaşık %2-4’ünde Postpartum Hemoraji görülür.

Belirtileri Nelerdir ?
Postpartum Hemoraji semptomlardan birkaçı;

*Normalden daha büyük kan pıhtılarının gelmesi,
*Doğumdan birkaç gün sonra karnın alt bölgesinde sancı ya da şişme,
*Kan basıncında azalma,
*Nefes darlığı, 
*baş dönmesi ve kalbinin hızlı atması gibi sonuçlar doğurabilir.

Faktörleri Nelerdir ?

Uzun ve yorucu bir doğum olması nedeniyle rahim fazla gevşemiş durumda olduğunda ve kasılıp toparlanamadığında kanama riski artmaktadır.

Bunun dışında kanama riskini arttıran diğer faktörler ;

*Bebeğin çok iri olması,

*Aşırı amniyotik sıvı bulunması nedeniyle rahim fazla gerildiğinde,

Plasentanın şeklinin normal olmaması,

*Doğum sırasında annenin kansızlık, preeklampsi, aşırı yorgunluk gibi durumlar yaşaması,

*Plasentanın rahimden erken ayrılması,

*Obezite,

*Kanda pıhtılaşmayı önleyici ilaç veya bitkisel ürün kullanılması,

*Annede daha önce tanısı konulmamış genetik bir kanama sorunu varsa (nadirende olsa)
Tedavisi
Doğum sonrası kanama durumunda kanama nedenini olabildiğince çabuk bulmak ve durdurmak hayati önem taşır.

Plasentanın çıkmasından sonra doktorunuz plasentayı inceleyerek, içeride bir parça kalıp kalmadığını kontrol edecektir.

Kanamayı en aza indirmek ve rahmin normal boyuna dönmesini hızlandırmak için Pitocin verecektir.

Doğumdan sonra kanama olması normaldir. Fakat doğumdan sonraki haftalar içerisinde ağır kanama ve yukarıda belirtilen semptomlardan herhangi birini görecek olursanız vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmanız gerekir.

Özellikle hamileliğinizin üçüncü trimesterinde ve doğumdan hemen önceki günlerde kanın pıhtılaşmasına etki eden her türlü ilaçtan kaçınmak, doğum sonrası anormal kanama riskini azaltacaktır.

Doğum Sonrası Enfeksiyon
Doğumun ardından birçok kadın bu aşamayı sorunsuz ve hızlı bir şekilde atlatırlar fakat bazı durumlarda doğumun vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız bıraktığı da olur.

Bunun nedeni vücutta açık yaralar olması (yara kapatılıp dikiş atıldıysa bile) ya da sezaryen doğum sonrası kesik yerinde çeşitli yaralar oluşabilir.

Kateter takıldıysa doğum sonrası mesane ya da böbreklerde enfeksiyon gelişebilir.

Doğumların %8’e varan bir oranında enfeksiyon oluşur. Genel olarak sezaryen doğumlarda bu risk daha fazladır.

Bazı enfeksiyonlar fark edilmez ya da tedavi edilmezse tehlikeli olabilir. Bu nedenle, herhangi bir enfeksiyon şüpheniz olduğu zaman hemen doktorunuza başvurmanız çok önemlidir.
Belirtileri Nelerdir ?
Doğum sonrası enfeksiyon semptomları enfeksiyonun nerede olduğuna göre değişir fakat bazı belirtiler her zaman aynıdır.

Örneğin;

*Ateş,
*Enfeksiyonlu bölgede ağrı ya da hassasiyet,
*Üşüme,
*Titreme,
*Vajinal akıntı.
Tedavisi ?
Enfeksiyon tedavilerinde genel olarak antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır.

İlaç tedavisi ile beraber evde istirahat ve sıvı alımı çok önemlidir.

 

Doğum sonrası yaralarınıza iyi bakmak, temizlik ve hijyen kurallarına özen göstermek enfeksiyon oluşumunu engellemenize yardım eder.
Umarım bu durumlarla hiç karşılaşmadan sağlık ve huzurla yavrunuza kavuşursunuz. Karşılaşsanızda doktorunuzun tedbirlerine uyup asla telaş etmeyin. Sağlıcakla kalın.